Hafızamız, yediklerimiz konusunda şaşırtıcı derecede seçicidir. Akşam olduğunda gün içinde ne yediğimizi düşündüğümüzde öğünleri hatırlarız ama aradaki birkaç lokmayı, çayın yanındaki kurabiyeyi ya da yemek hazırlarken tadına baktıklarımızı çoğu zaman unuturuz. Beslenme günlüğü, bu unutkanlığa karşı tutulan nazik bir kayıttır. Ama onu yalnızca bir hesap defteri olarak görmek, değerini küçültmek olur; doğru tutulduğunda günlük, kendinizle yaptığınız sessiz ve dürüst bir sohbete dönüşür.
Neden Yazmak?
Bir şeyi yazmak, onu görünür kılar. Ne yediğinizi not ettiğinizde, daha önce fark etmediğiniz kalıplar yavaş yavaş ortaya çıkar: Her pazartesi akşamı fast food, her stresli toplantıdan sonra bir çikolata, her hafta sonu geç kalkıp atlanan kahvaltı. Bu farkındalık kendi başına bir değişim yaratır; araştırmalar da yediklerini kaydeden kişilerin beslenme hedeflerine daha kolay ulaştığını gösteriyor. Yazmak, otomatik pilotta yapılan seçimleri bilinçli bir alana taşır.
Yalnızca Yiyecekleri Değil, Anları da Kaydetmek
Günlüğün en zengin hali, sadece ne yediğinizi değil, nasıl ve neden yediğinizi de içerir. Saat kaçtı, neredeydiniz, yanınızda kim vardı, o anda nasıl hissediyordunuz? Yemeye başlamadan önce ne kadar açtınız, bitirdiğinizde ne kadar doymuştunuz? Bu küçük notlar, yemek ile duygu arasındaki bağları gün ışığına çıkarır. Bir süre sonra, belki de yalnız kaldığınız akşamlarda daha fazla yediğinizi ya da yorgun olduğunuz günlerde tuzlu yiyeceklere yöneldiğinizi fark edersiniz.
Yargılamadan Not Almak
Beslenme günlüğü bir itiraf defteri değildir. Yazarken kendinize iyi ya da kötü yemek etiketleri koymamaya, sayfaları kırmızı kalemle işaretlemeye çalışmamaya özen gösterin. Bir gün çok fazla yediyseniz, bunu da diğer günler gibi sakince kaydedin. Kendinizi eleştirdiğiniz bir günlük, bir süre sonra kapağını açmak istemediğiniz bir yüke dönüşür. Oysa merakla tutulan bir günlük, size her gün yeni bir şey öğreten bir arkadaşa benzer. Dürüstlük, ancak yargının olmadığı yerde filizlenir.
Kâğıt mı, Telefon mu?
Günlüğü hangi araçla tuttuğunuz, onu sürdürüp sürdüremeyeceğinizi belirler. Bazıları için küçük bir defter ve kalem, yazma eyleminin kendisini daha anlamlı kılar. Bazıları ise telefondaki bir not uygulamasında ya da fotoğraf çekerek kayıt tutmayı daha pratik bulur. Tabağınızın fotoğrafını çekip altına birkaç kelime yazmak bile yeterli olabilir. Önemli olan aracın mükemmelliği değil, gün içinde kolayca ulaşabileceğiniz ve sizi yormayacak bir yöntem bulmaktır.
Günlüğü Birlikte Okumak
Tuttuğunuz günlük, bir diyetisyenle çalışırken en değerli kaynaklardan biridir. Bir uzman, sizin gözünüzden kaçan tekrarları, besin çeşitliliğindeki boşlukları ya da öğün aralarındaki dengesizlikleri fark edebilir. Yüz yüze ya da online yapılan görüşmelerde günlüğü birlikte gözden geçirmek, beslenme planını hayal edilen bir hayata göre değil, gerçekten yaşadığınız hayata göre şekillendirmeyi mümkün kılar. Böylece liste, sizin günlerinize uymaya çalışan yabancı bir metin olmaktan çıkar.